insanlar
İnsanlar ve İnsancıklar:
Dolu dolu bir yaşam için; zengin olmak, kültürlü olmak veya ünlü bir kişi olmak olmak yeterli değildir. Her şeyden önce kişi insan olabilmeli ve insanlık her vasıftan önce gelebilmelidir. İnsanlık kendini ve tüm insanları sevmek ve tüm insanların hak ve hukuklarına saygı duymak ve göstermektir. Herkesi aynı ölçüde sevmek mümkün olmasa bile, herkese insani muamele yapmak ölçüsünde insanca davranışlara yönlendirmek insanlık görevidir. İnsanlık, kişinin kendi menfaatleri ile başkalarının çıkarlarını bir denge içinde tutabilmektir.
Önemli olan insanın sağlıklı, iç huzurlu ve mutlu olmasıdır. Öncelikle insanlık korkusunda bir aşama yapılamadıysa, iç huzurlu, mutlu hatta ruhsal açıdan sağlıklı olmak zorlaşır.
Peki yukarıda sözünü ettiğimiz türde vasıflara sahip olmayan insan nedir? Bunun dışındaki tiplere = insancık = demek mümkündür. İnsancık insanlık duygularını tam anlamıyla geliştirememiş insan demektir.
-
Hepimizin maskeleri olduğunu biliyor musunuz ?. Hatta bazıları kendilerini dış etkenlerden, eleştirilerden korumak için maskelerini devamlı kullanırlar. Minik çocuk hislerini gizlemeden ifade eder. Yaş ilerledikçe, kontrollu şekilde ifade etme dönemi başlar; yetişkin çağda ise maskeleme başlar. Patronunuzu sevmeseniz bile hislerinizi dile getiremezsiniz. Daha bir çok örnek vermek mümkündür.
Maskeleme oyunu bu şekilde devam eder gider. Oysa- değişik olmak, cesurca, duyduğumuz hisleri ve düşünceleri akılcı bir şekilde ifade etmek, bize çoğu kez saygınlık getirir. Bütün insanlar hemen, hemen her toplulukta kendini yüceltir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken, ifade edilen açık sözlülüğün akılcı bir şekilde ortaya konmasıdır.
Şahsiyetli insan inançları olan insan demektir. Maskesiz, herkes tarafından takdir edilen bir insan olmak istiyorsanız, şu hususlara dikkat etmelisiniz.
-
Değişik olmaktan korkmayın. Başarılı insanların hayat hikayelerini okuyun.
-
Mükemmel insanlardan korkmayın.
-
Daima kendiniz olun ( maskesiz). Kalıplaşmış, konserve ifadelerden sakınmaya çalışın.
-
Kendinizi “ suçlu olma” hissinden arındırın; şöyle hareket etseydim, böyle hareket etseydim gibi...
-
Kendinize inanın, daima akılcı olun, dikkatli olun.
Dürüstlük
Ünlü filozof Diogenes MÖ. 4 yüzyılda yaşadığı Yunanistan’ da dürüst insan bulmak için yola düşer. Gün ışığında elinde lambası ile dolaşmadığı yer bırakmaz.Lambasını her insanın yüzüne tutar “ Dürüst ve doğruyu söyleyen bir dost arıyorum” der.
Fakat aradığını bulamaz.
Psikoloji, felsefe ve din kitapları toplum içindeki birey ilişkilerinin dürüstlük ve doğruluk üzerine kurulmasını öğütler.Biz de doğal olarak yakınlarımızdan, sevdiklerimizden dürüstlüğü, doğruluğu bekleriz. Ama ne kadar dürüstüz sorusuna net bir cevap veremeyiz.Yalanımız kimseyi kırmadıkça, yalan söylemekte sakınca görmeyiz. Amerika’ da yapılan bir araştırmaya göre insanların takriben % 60’ ı yerine göre yalan söylemekte sakınca görmüyor. Eski Çinliler de yalan söylemek, karşı tarafı kırmamak için söylendiğinde adeta yapılan bir iyilik olarak görülüyordu ve bunu “ suçsuz yalancılık” diye adlandırmışlardı.
Günümüzde de aynı anlayışları uluslararası politikada izliyoruz.
Verme Sanatı
Mutlu olmak için almaktan çok vermenin gerekli olduğunu düşündünüz mü hiç?
Mutluluğun yolu aslında beklediğimizden daha fazlasını vermekten geçer. Eğer mutlu ve başarılı bir yaşam istiyorsak, verebilme sanatını bilmemiz gerekmektedir.
Gerçek ve daimi başarıyı, temelde çalışkanlık ve doğru karar verme gücü dışında hiç bir şey sağlayamaz.
Herkes başarıya ancak kendi yetenekleri ile, çalışma gücüyle varır. Çalışmanın yerini tutacak hiç bir şey yoktur. Netice başarıya ve mutluluğa açılan yoldur.
Yaşamda en kutsal amaç mutluluktur. Mutluluğu yakalamak için önce kendi içimizdeki ve dışımızdaki dengelere dikkat etmeliyiz. Daima olumlu düşünüp, bu dengeleri iç huzuru içinde gerçekleştirmeliyiz. Böylece kendimize karşı duyduğumuz sevgi ve saygıyı arttırmalıyız. Mutluluğa ulaşmak için neyi arzu edersek, bütün bunları sonsuz bir arzu ile şuuraltı aklımıza yerleştirmeliyiz. Sonra da başarıya ulaşmak için bıkıp usanmadan çalışmalıyız.
Kamuran GÜRAKAN
Tarih: 05.10.2006 18:34:34 Mesaj konusu: MUTLU OLMAK İÇİN NEDENMİ ARIYORSUNUZ?
Dün ve daha önceki günlerde okuduğum bir çok yazıda bir çok arkadaşımın,sevgiye ihtiyaç duyduklarını ve mutsuzluklarını okudum.Bazı şeyler söylemek istedim o arkadaşlarıma ; acaba mutsuz olmalarından çok mutlu olmak için sebeplerini gördüler mi? Bir anne merhameti ve şefkatiyle olaylara baktılar mı? Bu en basit haliyle yazdıklarımı hiç yaşadılar mı?acaba bir annenin evladına parasız olduğunu hisettirmemek için baban bugün para vermeyi unutmuş çocuğum dediğinde o çocuk babamda bugünlerde bunu hep unutuyor dediğinde düştüğü durumu? Bir hastanın ziyarete gelmesini beklediği yakınlarını dostlarını nasıl beklediğini kapılara nasıl baktığını? bir yaşlının evlatlarının gelme gününü nasıl saydığını?Bir babanın evine eli boş geldiğinde kapıyı açan çocuğun aa babam gelmiş galibada arkasına bişi saklamış elleri arkasında bana ne getirdin baba ! dediğindeki orada babanın düştüğü durumu? yürüyemeyen birisinin birgün yürümek için nasıl dualar ettiğini? eli kırılmış birisinin alçının çıkacağı günü ve sabırsızlığını? hapishanede güneşi görmeden yaşamanın nasıl olduğunu? bir ilacı muhakak alması gereken insanın çok az bir paraya ihtiyacı olduğu için bu ilacı alamadığını ? bir anne gibi etrafınza baktınız mı? ne kadarda çok şükredecek elinizde nimetler var.Ve siz bunların farkındamısınız? Etrafınızda ne kadar sıkıntıda olan insanlar var sizin yaşadıklarınzı yaşamak isteyen insanlar.Bunları artırmanız mümkün ben anneyim.Anne olarak bakıyorum ve şükrediyorum her an yaşadıklarıma.Sizde gelin anne gibi olun.Sevin koşulsuz.Sevmeye çalışın.Bu yaşadıklarınızı olumlu hale getirin.Rica ediyorum olumsuz olmaktan öteye geçin.Gelin bugünden itibaren değişin.Siz beklemeyin sevilmeyi ne olurrrr siz sevin ve sevdikçe nasıl herşey değişecek onu görün.Bugünlerde elinize pidenizi alın oruç açmaya yetişememiş duraklarda ne çok insan var o ezan saatinde paylaşın o insanlarla pidenizi.Hastaheneye gidin bakın orada sizi bekleyen bir ziyaretçim olsa diyen ne hastalar var.Gidin onlara bir geçmiş olsun dileyin.Kapınızın yanındaki o yaşlı teyzeyle bir merhabalaşın.Ondaki sıcaklığı hissedin.Bir tebessüm getirin yüzünüze bakın nasıl farkedeceksiniz değişimi mutluluğu dışarda aramayın.Sizde o bunlar tecrübe ile sabittir.Ben anneyim.Gelin sizde anne gibi olun.Beklemeden sevin.Siz zaten mutlu olcaksınız o zaman.Size dönecektir muhakak.Mahallenizdeki yada etrafınızdaki çocuklara alın bir tomar balon çok değil inanın toptan alınca,alın ve dağıtın o çocuklardaki coşkuyu görün.Sevinci yaşayın gözlerine bakın.Bir avuç misket alın dağıtın :) o kadar ucuza geliyor ki toptancılarda var.Bakın bunları yapın sevdikçe karşılığında sevileceksinizdir.O zaman sevgiye ihtiyacım var serzenişleriniz inanın değişecek bakın görün.Ben bunları size yemek yaparken hızla aklıma geldi şükrettim sizinle paylaşmak istedim ve acele ile yazdım hatalarım için özür dilerim.Herkese mulu olmayı diliyorum.Mutlu olmamız için ne çok neden var görebilelim.Sevgiyi hayata bir geçirelim ne olur.Sevgilerimle..
Konu: Babalar günü
Babalar gününüz kutlu olsun..
Bağlantı »
Konu: Kandil
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...Sanırım bakmadınız daha sitenize zira bir şekilde haberleşmek isterdim.
Saygılarımla.
Ebrarsumru
Bağlantı »
Konu: Merhaba
Bu yazı bana ait ama yazı net çıkmamış.Ben size daha düzgün halini yolayabilirdim zira belkide kelimeler dümüş mesaj gideceği yere ulaşmıyor olabilir.Bu yazı nasıl ulaştı bunuda biliyor değilim.Yinede konuya denk düştüğünü gördüğümde sevindim.Başarılarınızın devamını dilerim.
Bağlantı »